Akıl Sende Ne Gezer, En Çok Senin Deli Yüreğine Kapıldım

Sarılırmıydım şiirlere olsaydı ellerin
Müptelası başka bir şey olmalı
Varsayılan bunca döngünün bende ki hezimeti
Kalemin ucunda dökülüyor “sensizim” sinyalleri
Nefes alamamın bendeki tadı başka
Onlar yaşamanın vermiş olduğu nefesi alıyor
Bense;
senin vermiş olduğun havayı soluyorum,
Gıyaben seninle sevişiyorum
Onlar buna, “tamda aklımdan sen geçmiştin” diyorlar.
Hatırlanamayan sevgililere acıyorum, üzülmüyorum.
Onlar bu kadar sevilecekler, sevdikleri kadar.
Ben; sana üzülüyorum, nasıl özlediğimi anlatamayan ben.
Bir selaleden düşen balığın, uçuyorum mutluluğu tenimde

Aklımda, gurbetini çekiştiriyorum.
“Zalımınoğlu” dedi
Ben sessizce seviyorum, gurbeti, hissettirmeden.
Azizem; iki gurbet çekme diye susuyorum…
“Uyusaydım şuranda, saçlarını üzerime örtseydin.”

Karartılı bir gece şimdi, gökyüzünde koca bir bulut.
Yağmur düşmeyecek biliyorum, hissediyorum.
İnsan yasadığı özlemi bilmez mi?
Yoksa bulut şiirde bir incelik
Sense bende vuku bulmuş serenad.
Kuş sesi kesilirdi sen konuşurken
Ve o müzik hâlâ kulaklarımda
Bülbülün söylemesi gibi “aklımdasın” demek isterdim,
Senin dediğin gibi
“Akıl sende ne gezer, en çok o deli yüreğine kapıldım,”
(…. …… .. ….. … …..)
Şimdi en güzelini ben yaptım;
Rahatladım!

Sukûnet

Aşk’a İroni

Yazan fazlasıyla okur.
Yaşayan da fazlasıyla bilir de.

Biz kendi gözümüz ile görelim bir de;

Dağların, o zirve de ki kar tanelerinin toprağı ıslattığın da, açan çiçeğin tohumusun sen, ben seni merakla bekleyen güneşin patlayıp, etrafa savurduğu ısı, sen meraklı bekleyişimin “kardelenisin” :Dünya’ya maviliğine dokunamayan bir kaç çürümüş tohumun, içinden sıyrılıp, mutluluğuma açan beyaz Nergis, ne gece olunca, umursuzca sabah ile kavuşmayı bekleyen, acı kasılmalarım.
İşte ben seni, böylece kelimelerin dahi duyamayacağı kadar, okumaya, yeni kelimelerle bulmaya hazır; Sürgünüm.

Kadimce

Yüz Defa Bin Defa

Sensizlik yüz defa bin defa imkansız,

Yok olan hayalerim de,

Öteye giden anılarımda,

Sana olan kavuşmalarımda,

Esen rüzgarlar var içimde…

Yüz defa bin defa imkansız!

Hadi, bir adım daha gelmezmisin?

Üşüyen düşlerime…
Kadim TATAROĞLU

21 Kasım 2018

One Hundred Times, One Time

One hundred times a hundred times impossible,

My imagination,
In the memories that go beyond,
In my reunions with you,

There are winds blowing in me …
A hundred times a thousand times impossible!

Come on, don’t you come a step further?

To my cold dreams …

21 November

Begonya final Şiiri

Begonya’ya Mektuplar (10 Final Şiiri)

“Yaprak, daldan ayrıldı Begonya’m…”

Sana seni anlatan son şiirimdesin,

Sereserpen umut şimdi kapımda…

Hayat seninle bir şiir tadında,

Kulağımda uğuldayan sesinin tınısi…

Başka bir bahar yok artık bana,

Benim baharım, ayırttığım toprağının yanında..

Yüzüme busen konsun, göz yaşlarıma minnet.

Günler var oynunda uyumaya Begonya’m

“Yaprak, rüzgarın merhametinde şimdi, varsa toprağa..”

Kadim TATAROĞLU

24 Kasım 2018

Letters to Begonia (10-Final Poem)

“Foglia, lasciato il ramo, Begonia …”

Sei nella mia ultima poesia che ti parla di te,

Sereserpen spera ora …

La vita è una poesia con te,

Il suono del suono del mio orecchio …

Non più primavera,

La mia primavera, vicino alla terra che ho prenotato.

Concepisci la mia faccia, grata alle mie lacrime.

Ci sono giorni, Begonia,

Sono commosso dal profumo della pelle …

“La foglia, ora in balia del vento, sulla terra”.

24 Nevember

“Kalp”

“Koca bir kafesin içinde elimden geldiği kadar mutlu ettim seni, sevmeye devam et…”

Kadimce

13 Kasım 2018

Heart

"I made you as happy as I could in a big cage, keep loving you ..."

K.T.

Kendimi Bulabilsem

Kayıp gemi misali,
Şimdi bilinmez sulardayım…
Sisler çökmüş,
Pusulam parçalanmış…

Kadim TATAROĞLU

13 Kasım 2018

If I Can Find Mysel
Like a lost ship,

Now I’m in the waters …
The fog collapsed,

My compass is torn …

Kadimce

Öl/dürme

“Bazı taşlar; alev/ateş ‘ten daha fazla yakar,
Sonunda dayanamaz, çatlar…”

Kadimce

13 Nevember 2018

Be/Kill

“Some stones burn more than flame / fire,

Finally, he won’t, he’il crack … “

🌹

Benimsin

Çağlayana düştüm,

Garip düş gördüm.

Düşte köpürdüm

Köpürdüm de köpürdüm.

Bir taşa düştüm,

Bir ağaç geçtim.

Iki yamaç arasında

Köprüden geçtim

Toz oldum, tuz oldum da

Sonra kavuştum göğüme,

Buhar oldum, bulut oldum

Yine yağmur, yine su oldu

Kadim TATAROĞLU
9 Ağustos 2018

You are mine

I fell into the ranch,

I had a strange dream.

I used to bubble
I was bubbling.

I fell on a stone,

I passed a tree.
Between two slopes

I crossed the bridge
I’m a salt, I’m salt.

Then I get to my chest,

I’m steam, I’m a cloud

Again, rain was still water

Aşk

“Aşk herkese uğramaz;
“Ya kaldıramazsın!
“Ya da anlayamazsın!

“Diri diri toprağa gömülecek yürek var ise ne âlâ!”
Kadimce

10 Kasım 2018

♡Love♡
“Love does not come to everyone;

“You can’t!

“Or you can’t understand!
“If there is a heart to bury alive, it is very good!”

November